Bir gün Kenan Rıfâi’ye sordular: Madem ki, neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz? Hazret şu cevabı verdi:
“— Çalışmak da kaderin bir icabıdır!”
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Necip Fâzıl’a sormuşlar:
— Üstad, özel arabanız yok mu?
Şâir de düşünmeden anında cevap vermiş:
— Ona en son bineceğiz.
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Talebelerinden biri Sokrat’a sormuş:
— Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin, onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?
“— Evlât, demiş Sokrat. Bileytaşı da keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder…”
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Osman Yüksele hastalığında sorarlar:
— Tansiyonunuz nasıl, Osman Ağabey?
— Düşük… Düşük… Zaten tek düşük tarafımız tansiyonumuzdur.
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Zeynel Abidin (R.A.) bir gün kendisine dil uzatan ve kinayeli lâf atan bir şahsı görmezlikten gelince, edepsiz adam haykırdı:
— Seni kastediyorum; nasıl görmezlikten geliyorsun?
Oda:
“— İşte bunun için görmezlikten geliyorum…” cevabını verdi.
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Bir adam, Hasan-ı Basri (K.S.) Hazretlerine gelerek:
“— Falanca, senin hakkında şöyle dedi” der.
“— Ne zaman?”
“— Bugün”
“— Nerede?”
“— Evinde”
“— Onun evinde ne yapıyordun?”
“— Ziyafeti vardı, onun için gitmiştim.”
“— Orada ne yedin?”
“— Şöyle şöyle… hatta sekiz yemeğin hepsin¬den yedim.”
Bunun üzerine Hasan-ı Basri (K.S.):
“— Be adam, sekiz çeşit yemeği karnına sığdırdın da, bu sözü sığdıramadın mı? Kalk git yanımdan” cevabını verir.
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Bir yazarımız, yaşlı ve hasta bir kadının ziyaretine gittiğinde, ihtiyar kadın o haliyle yerinden doğrulmak istemiş, fakat kalkamayınca:
— Kusura bakma evlâdım kalkamadım, ama gönül ayakta…
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Büyüklük taslayanlardan biri ölmüştü. Kendisi uzun boylu bir adamdı. Cesedini tabuta koyarken, ayaklarının dışarıda kaldığını gören ariflerden bir zat:
“— Bakın… dedi, dün dünyaya sığamıyordu. Bugün tabuta sığamıyor!..”
Bir başka arif kişi cevap verdi:
“— Hiç merak etme! Toprakta herkes için ver var.”
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Dergimizin yazarlarından Mehmed Salâh’a sordular: Her şeyi maddenin belirlediği iddiasındaki materyalist tezlerden biri de, insanın mizaç ve karakterini yediği yiyeceklerin tayin ettiği faraziye-sidir. Bunlara göre; et ile beslenenler atak, cesur ve girişken, sebze ve meyve ile beslenenler ise sakin, uysal ve çekingen tabiatta insanlar olur. Hatta bir ilim adamı: “Yediklerinizi söyleyin kim olduğunu söyleyeyim” demiştir. Ne dersiniz?
Mehmed Salâh; “Saçma bir iddia!” diye karşılık verdi.
“— Yediğimiz besinler vücudumuza sadece farklı enerjiler verir. Yoksa İlâhi bir takdir olan mizaç, huy ve karakteri ne belirler ne de şekillendirir. Korkaklar et yemekle cesur olmaz, olsa olsa daha hızlı kaçarlar!”
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
M.Akif Ankara’ya çağrılır. O kadar önemli meseleler dururken, kalpak meselesi konuşulur. Canı sıkılan M.Âkif, o günleri bir cümleyle hulâsa ediverir:
— Ben de bu adamların başımın içine bakacaklarını sanmıştım, ama onlar tepesine baktılar.
Hazır cevaplar kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
